Kamu İdaresi Türü Özel İdareler
Yılı 2011
Dairesi 1
Karar No 10246
İlam No 101
Tutanak Tarihi 29.5.2013
Kararın Konusu Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar



Yurtiçi harcırah



6245 sayılı Harcırah Kanununun “Yurt içinde yer değiştirme masrafı” başlıklı 45 inci maddesinde,

“Yurtiçinde yer değiştirme masrafı memur veya hizmetlinin;

a. Kendisi için yurtiçi gündeliğinin yirmi katı,

b. Harcıraha müstehak aile fertlerinin her biri için yurtiçi gündeliğinin on katı (Bu miktar yurtiçi gündeliğinin kırk katını aşamaz),

c. Her kilometre veya denizmili başına, yalnız kendisi için yurtiçi gündeliğinin yüzde beşi,

Olarak hesaplanır.

13, 15, 16 ve 17 nci maddelerde yazılı olup aile fertlerinin memur veya hizmetli ile birlikte olmaksızın başka bir mahalle gitmeleri veya bu mahalden dönüşleri dolayısıyla harcırah verilmesi kabul edilen hallerde, aile fertlerine verilecek yer değiştirme masrafı, bunlardan birisinin memur veya hizmetli olarak nazarı itibara alınması suretiyle hesaplanır.

(Ek: 16/6/1983 - 2851/4 md.) Bu maddeye göre harcıraha müstehak memur veya hizmetlinin eski görev mahallinden yeni görev mahalline atanan memur veya hizmetli eşine (c) bendi uyarınca hesaplanacak miktarın yarısı ödenir.”

Denilmektedir.

Söz konusu maddede, aile fertlerinin memur veya hizmetli ile birlikte olmaksızın başka bir mahalle gitmeleri veya bu mahalden dönüşleri dolayısıyla kendilerine harcırah verilmesi kabul edilen hallerde, aile fertlerine verilecek yer değiştirme masrafı, bunlardan birisinin memur veya hizmetli olarak nazarı itibara alınması suretiyle hesaplanacağı belirtilmektedir. Yeni memuriyet mahallinde işe başlamadan veya yolda vefat halinde veyahut göreve başladıktan sonra vefat halinde aile ödenecek harcırahı 13 üncü, aile ile birlikte oturulması yasak edilen bölgelere geliş ve gidişte aile ödenecek harcırah ise 16 ıncı maddede düzenlenmiştir. Her iki maddede de aile için yer değiştirme masrafı ödenmesi, ailenin bulunduğu yeri değiştirmesi şartına bağlanmış, bu değiştirme durumunda ancak kendilerine yer değiştirme masrafı ödeneceği ve bu ödeme sırasında da özel bir düzenleme ile aile fertlerinden birisinin memur ve hizmetli olarak dikkate alınacağı (yevmiyenin 20 kat olarak ve her kilometre veya denizmili başına yurtiçi gündeliğinin yüzde beşi ödenmesi) hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda görev mahalli değişen memur ve hizmetlinin aile fertleri için de yer değiştirme ve yol masrafı ödenmesinde aslolan ailenin ikamet ettiği yerin değişmesidir. Ailenin ikamet ettiği yeri değiştirmemesi halinde kendileri için Harcırah Kanunu hükümleri çerçevesinde bir ödeme yapılamayacaktır.

Açıklanan nedenlerle, bulunduğu görev mahallinden bir başka yere sürekli görevle atanan ancak ailesinin ikamet ettiği yerin değişmediği … Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden alınan Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgelerinden anlaşılan personelden;

1-… …’ e ödenen ve bilahare geri tahsil edilen toplam … TL den kendisi için hesaplanan sürekli görev yolluğu olan … TL nin adı geçen kişiye iadesine oy birliğiyle,

2-Bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri için hesaplanan toplam … TL için tazmin kararı verilmesi gerekmekte ise de söz konusu tutarın tahsil edilmiş olduğu anlaşıldığından yapılacak işlem bulunmadığına,

İsimleri ve hesabı aşağıda tabloda gösterilen personelin bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri için yer değiştirme masrafı ve yol gideri ödenmesi sonucunda oluşan toplam … TL kamu zararının Harcama yetkilisi … … ile Gerçekleştirme görevlisi … …’ e,

Müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine,

Başkan … … ve Üye … …’ün;

“Aynı il sınırları içerisinde bir ilçeden başka bir ilçeye tayini çıkan ve orada göreve başlayan devlet memurlarının aile bireyleri için aldığı sürekli görev yolluğu için, ilgili memurun ikametgâhının halen eski görev yerinde bulunduğunu, dolayısıyla aslında yeni görev yerine hiç gitmediği gerekçesi ile tazminine hükmedilmektedir.

Söz konusu ödeme 6245 sayılı harcırah kanunun çerçevesinde tahakkuk ettirilip ödenmekte, ödeme yapılırken harcama evrakına eklenmesi gereken belgeler de; Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği ile belirlenmiş bulunmaktadır. Gerek Kanunda gerekse konuya ilişkin diğer mevzuatta söz konusu ödeme yapılırken aranması gereken belgeler arasında, “ikametgah durumunu gösterir belge” bulunmamaktadır. Bu ödeme ile ilgili olarak savunma, sorumlu olarak değerlendirilen ödemeyi gerçekleştiren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinden alınmıştır.

5018 sayılı kanunun, kamu zararını tanımlayan 71 inci maddesindeki;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” Hükmü dikkate alındığında olayda; sorumlu olarak tutulan kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla burada bir kamu zararından bahsedilemez, kamu zararının varlığına kanaat getirilse bile sorumluluk noktasında sübjektif sorumluluk esas alınmadan hüküm tesis edilemez.

Diğer taraftan, bu ödeme için ikametgâh belgesi şartı olmadığı gibi, birden fazla ikametgâh yeri sahibi olma imkanının olduğu günümüzde eski yerdeki kaydının esas alınarak tazmin hükmünün verilmesi mümkün değildir. Çünkü ikametgâh kaydının alınmasını zorunlu olarak değerlendirsek bile hatanın; “gitmediği halde gitmiş gibi beyanda bulunmaktan mı?” yoksa “ikametgâh kaydını aldırmayı ihmal etmiş olmasından mı?” kaynaklandığının aydınlatılması bunun içinde asıl beyan sahibinin savunmasının alınması gerekmektedir.

Söz konusu harcırah ödemesinde, ikametgah kaydının eski ilçede kalmasının, aile bireyleri açısından yeni tayin olunan ilçeye gitmediğinin göstergesi olarak kabul edilmesi durumunda aynı sonucun ilgili memur açısından da geçerli olacağı bir gerçektir. Aksi takdirde; “ikametgahını yeni görev yerine aldırmayan aile fertlerine sürekli görev yolluğu ödenemez ancak aynı durumdaki memura ödenebilir” gibi bir sonuç oluşmaktadır ki bu hukuken kabul edilebilir bir durum değildir.

Belirtilen nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz”.şeklindeki karşı oylarına karşın,

Oy çokluğuyla,